Evet boğazıma kadar küfür doluyum ve en naziği bu kadar sitemden oluşuyor sadece.
Çocukça
başladı herşey ya da ben daha çocukken. Önce sevgimi çaldınız yavaş
yavaş. Ağrılıydı bu alış-veriş yada sadce alış. Aldınız veremediğiniz o
sevginizi canımı yaktı yüreğimden gram gram eksilen o sevgi kırıntıları,
sonra çocukluğumu aldınız onun hep benimle kalacağına inanmıştım sanki;
yüreğimde sevginizden arta kalan yerlere onu sıkıştırdım, sonra
gençliğimi aldınız, hiç yaşamadığım yaşayamayacağım,
belki bir hüzünle de olsa el sallayarak veda bile edemeyeceğim. Sonra
aşkımı çaldınız. Yakalamak istediğim, arkasından koşmak, uzanmak ama
erişebilmek, bitmesini istemediğim, çalmayın istediğim, karanlıkta yanan
mum ışığıda olsa olsun istediğim, yalnızlıklarıma çelme takılsını
istediğim, yakışmayacağını bile bile kalbimi titretmesini istediğim,
filleri mideme sorgusuzca almak istediğim, gülüşümün sebebi olmasın
istediğim mutlu olmak istediğim, sadece istediğim o aşkı çaldınız...
Sonra siz benim isteklerimi de çaldınız. Hayatımın tek anlamınıda
çalmaya kalkıyorsunuz. Hakknızı helal edip yakışmadığını
söylüyorsunuz, ben bunları yaşarken hüzün bana yakışıyordu da şimdi
duymak mı hoşunuza gitmiyor. Canım acırken etim kanarken nereye
sığındı yüreğiniz, kulaklarınıza ne tıkadınız? Ben size bunların
hesabını soramazken giden senelerimi, çocukluğumu, sevgimi, aşkımı
isteyemezken siz neyin hesabını sorarsınız?... Zalim olmak zor değil.
Ağladım, ağlıyorum kâr etmez biliyorum ama; 'Sığınağı ağlamak olan şu
aciz kuluna sen yardım et Rabbim' diyerek ben senden başkasına
sığınamıyorum Allah'ım... E.Ç.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder