23 Tem 2012

.;.,

Tuhaf mı olması gereken mi bilemedim bak. Garip garip hisler geliyor hiç olmamış gibi gidiyor sonra. Silkeliyorum kendimi ' Lan, hiç kırıntısını da mı hissetmiyorsun geçmişe dair?' diye soruyorum, sadece ' Yazık!..' kelimesi düşüyor içime dudaklarımın arasından çıkmasına dahi izin vermiyor yüreğim. Öfke yok, kin yok, nefret yok sana dair hiç bir şey kalmamış ki içimde. Ne güzel diyorum. Ya nefret etseydim senden?... Neyse keşke şeytanın dil oyunudur demem diyemem. En nihayetinde sen benim değil başkalarının keşke sisin. Kaybettiklerim dizilse de bir bir önüme pufff gidiveriyor, zaten gitmişler bu saatten sonra onun muhasebesini yapmanın ne faydası var ki?... Şimdi oturup dizilseniz bir bir karşıma milyonlarca soru sorardım size cevabını veremeyeceğiniz. Ne gerek var değil mi ne de olsa söz söyleyenin değil anlayanındır. Anlayacak birilerinin olmadığını bildiğimdendir bu boş vermişliğim.
Şimdi açıyorum kollarımı rüzgara karşı yürüyorum ben, tek başıma. Şöyle sağıma soluma baktığımda meleklerimden başkalarını göremeden. Şöyle kafamı hafifçe sol göğsüme indiriyorum kalıyorum orada. Her şeye inat gülebiliyorum hala unutabiliyorum dakikalarca umursamayabiliyorum sevebileceğim hala delicesine, umut vaad edebileceğim birisine, sonram olacak bir kere ve sonum olacak. İnandığım şeyler var hala sizlere rağmen. Benim inançlarım hiç bitmeyecek, ben onları iki üç yalan dolan insanlar yüzünden satmayacağım, ben görebileceğim hep siz yaşamınıza kör olarak devam edeceksiniz. Kaybettiklerim kadar kaybedeceklerim olacak belki ama ben yine ayakta onları büyük bir zevkle uğurluyor olacağım....

5 Tem 2012

İyiyim Ben Senin Yokluğun Dışında...

Özlemek acıtıyormuş, eskiden de ayrı kaldık ama şimdiki bambAŞKa. Adımımı atıyorum mesela 'Gitme' diyen sesin yok, gülen gözlerin yok, sarılıp ' Seni yaratan Allah'a kurban olurum. ' diyen dillerin yok, dokunan ellerin yok. Özlem, şimdi başka lisan kullanıyor bana. Özledim be Duham çok özledim...

Sana gelmek açmamaya inat eden çiçeklerin açmasıyla şenlenen bahçe
Sana gelmek ölüye can vermek
Sana gelmek olmayacağını bile bile kurduğun bütün hayalleri unutup tek hayalinin gerçekleşmesini izlemek
Sana gelmek Afrika'da bulunan bir lokma ekmek
Sana gelmek şükürlerin en büyüğü
Sana gelmek yâr, sana gelmek o yârin sonunda ölüm olsa da bile bile sana koşmak...

Hayatın parçalanmış can kırıklarını ayıklarken vücudundan, gidenlerin gelmeyeceğini gelmiş olanların ne kadar yaktıklarını görmekten korkma. Bunca sene topladığım cesaretim, istikrarlı bir şekilde yürümeme sebep. Pişmanlık mı? Keşke daha önce toparlayabilseydim bu cesareti...
Zararın neresinden dönersen kârdır muhabbetiyle avutuyorum kendimi. Buna da şükür ya hiç olmasaydı....