11 Şub 2012

İnsan Bazen Öpebilmeli Kurduğu Hayallerin Alnından...


Bu aralar ilklere imza atıyorum hayatımda. Bak bu da bir ilk; önce fotoğrafı yükleyip sonra yazımı yazıyorum ilk defa.

İnsan isterse başarabilir en azından denemiş olur başaramasa da denesin bence yani bir gün başaramasa da en azından denemedim demeyecek.

Yapabilmeli insan asla dediği şeyleri, tadına varmalı onunda. Deli olmalı bazen ' Ben dünyanın kahrını çekeceğime dünya benim kahrımı çeksin' diyebilmeli.

Gidebilmeli insan; gidemeyeceğini düşündüğü yerlere gidebilmeli herkesten her şeyden öte farklı olanı görebilmeli.

Mutlu olabilmeli bazen; hiç gülemeyecekmiş gibi değil bir gün mutlaka gülecekmiş gibi azmetmeli.

Azat etmeyi bilmeli insan; 'Yolun açık olsun. ' diyebilmeli. Gelmeyeceğini biliyorum ama tebessüm edebileceksen git diyebilmeli.

Gelebilmeli insan; herkesi her şeyi hiçe sayarak ' Ferhat oldum dağları deldim sana geldim. ' diyebilmeli.

Kanatları olmalı insanın görünmeyen. Uçabilmeli bazen insan yer çekimini hiçe sayarak.

Cam kırıkları olan can kırıkları olmalı insanın hayatında geçmişini unutturamayan. Yüreğine battıkça acısını hissettiren, hissettirdikçe kamçılayan, kamçıladıkça dik durmanı sağlayan. Olmalı yani olabilmeli.

Canına sarıp sarmaladığı insanlar olmalı insanın hayatında, Dost gibi kardeş gibi anne gibi baba gibi... Canım dediklerinde canını vereceğin insanlar olmalı. Olmalı ki atılan adımın değerini öğrenebilmeli, bazen de öğretebilmeli insan. İnsan bilmeli ki değer verirsen verdiğin değerin kat kat fazlasını alırsın. En azından ben öyleyim yani öyle olduğumu sanıyorum.

İnsan bazen dostum, kardeşim dediklerinin de arkandan kuyunu kazabileceklerini bilmeli, bilmeli ki öğrenmeli öyle herkese can denilmiyor, denilemiyor... Eee can da bir yere kadar öyle değil mi o da bir süre sonra seni bırakıp gidebiliyor.

İnsan her zaman ' Can'ım ' dememeli, ' Ahir'im ' demeli sevdiğine, bir gün bırakıp giderse ölümlü dünya da, ölümsüzlükte yanında olsun diye...

İnsan bazen ' Neredesin? ' sorusuna; ' Yanında, tam solunda.' diyebilmeli. İnsan bazen aşkı uzaklardan yaşayabilmeli, mesafelerin verdiği o sıcaklıktan.

24 şubat anlamsız gelmeli insana ay pardon 24 şubat değildi o  14 şubattı sanırım hani şu sevgililer günü denilen gün. İnsanın sevdiğiyle geçirebildiği her gün her an özel olmalı sevgiyi aşkı yaşayanlara. Bence öyle, öyledir yani.

İnsan bazen değil içinden geldiğince söyleyebilmeli o kelimeyi. İçine doğunca kocaman bir mutluluk, kocaman bir huzur, kocaman bir neşe ' Seviyorum Seni' diyebilmeli.

İnsan bazen gerçekten sevebilmeli. Arzuladığı bir beden değil, bir çift göz bir tek yürek olabilmeli.

Kadın bazen inanabilmeli, şüphe etmemeli karşısındakinin bakışlarından, sevgisinden, sözlerinden...

Bırakabilmeli bazen kadın kendini seviyorum diyenin kollarına. Korkusu ne olursa olsun kapatabilmeli bazen gözlerini, nefes almayı unutmalı seviyorum dediğinin kollarında.

İnsan bazen yaşıyla değil yaşanmışlıklarıyla yaşlandığını bilmeli. Kanmamalı yaşının verdiği büyüklüğe, kandırmamalı ben büyüğüm diye.

İnsan bazen bilmeli ki öfkesi sevgisinin büyüklüğünden, sevgisi geçen zamanların pişmanlığından
ve insan artık öğrenmeli giden geldiğinde kapılar yüzüne vurulur hiç bir şey bıraktığı gibi değildir.

İnsan her zaman dua etmeli; ' Allah'ım aşkı öyle bir getir ki kapıma kör olsun gözüm görmesin hiç kimseyi, sahte aşklardan sen koru, gelecek sahtelikleri yüreğime dokunmadan al ve yüreği yüreğimle olan yâri yanımda eyle.'
Amin...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder