25 Ara 2011

Herşey Bıraktığım Gibi Kalacak Benim Yolculuğum Özgürlüğe Değil, Ben Kendime Yolculuk Yapmaya Gidiyorum...

Verdiğim kararın üzerinde koşar adım ilerlemek, tepkileri üzerime çekmek, düşman edinmek, içmek şişenin dibini görene kadar içmek, ayıkken susmak, zum olunca yerli yersiz gerekli gereksiz konuşmak ve konuşmanın dışında kalan zamanlarda durmadan utanmadan hıçkıra hıçkıra ağlamak. Başka hiç bir özet kafi gelmez anlatmaya bu aralar yaşananları.O gece nöbeti yeni hikayeler yazmama neden olacak belki de artık. Yep yeni pırıl pırıl hikayelerim olsun artık. Silebileceğim bir hayat yaratamadım kendime aksine yaralarımı derinleştiren, yaralarımın üzerine tuz basan insanlara inandım.
Güvendiğim insanlar olmayacak belki de artık hayatımda sadece canımı yakmasına izin verdiğim insanlar olacak ama eskisi kadarda yanmayacak o can çünkü; ben hep bileceğim ki insanlar var ve insanlar sadece çıkarları için varlar.
Özlemlerim olur geçmişe dair. Özlediklerim var benim mesela. Bir zamanlar kardeşim dediğim onu özledim, kahkalarla tanıştıran, konuştukça dinlemekten bıkmadığım, gülüşünü sevdiğim, telaşına yandığım kardeşimi özledim. Özlemek sadece güzel işte.
Hayallerimiz vardı bizim. Hayallerime dokunmanın ütopya olmadığını öğretti bana, bir insana nasıl değer verildiğini, bir insanın nasıl yeni bir can yapabildiğini bedenine, aşkın sadece duygu değil damarlarında dolaşan kan olduğunu, müziğin nasıl dinlendiğini, bir insan nasıl güzel ağlayabildiğini, kelimelerin bir insanın ağzından büyüleyici bir raksla dökülebileceğini...
Özlemek sadece yazarken güzel. Özlemlerimiz de olmasa hangi güç yazdırabilir ki bize bu satırları. Bir yâri özlemek, bir dostu özlemek, bir arkadaşı özlemek, evladı özlemek, anneyi özlemek, babaya hasret yaşamak, kardeş sancısı çekmek... Özlemler sadece okurken güzel.
Yaşamak, özlerken yaşamak; aldığın nefesi öylesine vermek gibi...
Gidebilmek ne güzel. Gitmeyi istemek, gidebileceğine inanmak, gidebileceğini görmek için yaşamak. Üzülmesini istemem kimsenin, kırıcı oldum, belalar okudum kabul ama tövbe etmiştim ben. Neden böyle oldun, neden kabul olmayan o dualar şimdi kabul oldu? Sonucu ne olursa olsun ben bir kere bu yola bu kadar kararlı baş koydum, dönmem artık...



13 Ara 2011

Bir Yanımız ' Elveda' der, Bir Yanımız ' Merhaba' Bir Kalp İkiye Bölünür mü hiç? Bölünüyormuş İşte!...

Gidenler neleri götürüyor çok iyi biliyorum ama gelenlerin neler getirdiğini yeni öğrenmeye başladım. Duygularımı ifşa eden bir yalınlığın içinde arterlerim koparılırcasına yaşıyorum bu zamanlarda. Neredeyim hangi zamanda hangi ayı deviriyoruz saat kaç bilemiyorum. Karar verip kararlılığını sürdürmeye çalışma çabası tırnağı etinden ayırmak bu aralar. Hele bir de omuzuna başını koyabileceğin elini dayayıp bir duvara nefes alabileceğin, kimse yoksa nasılda yorar insanı o anlar.
Şimdi istek bir hayat yapsam gelir mi dersiniz bana? Belki gelir...
Biri olmalı; cesur, bilek kuvveti yürekliliğiyle eş değer, kaşı gözü mühim değil, cümleleri dökülürken ağzından hissetsin önce sonra konuşsun, konuşurken titresin her bir hecede sesi ne zormuş sevmek öyle anlatsın bana, önemli değil iltifat etmesin, şaha kaldırmasın kelimeleriyle hissettirsin yeter, yeri geldiğinde senden önce müdahale etsin yeri geldiğinde saygı duyup susmayı bilsin ama her zaman yanında, her zaman yastığının diğer ucunda olsun.Olsun be bir kere de olsun.

Git! diyor beynim, kalbim hacim olarak beynimden büyük olmasa da yine onun hissettikleriyle hareket ediyorum ve bekliyorum bu şehir de, bu şehri terk edeceğim o günü.

Eskiye dair her şeyi silip atmak imkansız, en büyük acıyı eskiler bırakmadı mı sende? Unutma çabası verme o yüzden, zamanını harcama. Zamanın değerini saçlarına karlar düşünce oturduğun yerden birilerinin yardımıyla kalkacağın da anlamana ne gerek var, hayatında bir şeyler yapmak istiyorsan savaşını vermeye bir dakika bile kaybetmeden başlayacaksın. Keşke demek faydasız en iyi sen bilmiyor musun bunu?

Start işareti verildi ve ben başladım.

Sonuç ne olur bilmiyorum, bu hayat benim, hiç kimsenin hakkı yok benim hayatım hakkında karar vermeye, hakkı olanlar o haklarını çok kez kaybettiler. Sonuçta ben sonunu düşünmeden gireceğim bir yolda ya batacağım ya çıkacağım ama bu benim kararımla olacak. İnsanı en çok başkalarının istediği hayatı yaşarken önüne çıkan olumsuzluklarda birilerini suçlamak yıpratıyor, şimdi verdiğim bu kararda önüme çıkan lanet, uğursuz bir olayda ' Ben istedim bunun böyle olmasını' diyeceğim, kendimle mücadele edeceğim, beddualarım kendime olacak, kendi elimi kendim tutacağım ya da kendi elimi kendim bırakacağım. Kimseden hiç bir vaat beklemeden, kimseye sığınmadan sadece kendimle, kendimce gideceğim...

Eskilerden yazacağım bir ara böyle hayatıma girmiş iz bırakan insanlardan, en çok acıtanla en çok mutluluğu verenleri dizeceğim boncuk boncuk ipime...

İyi geceler... ( Günün en çok sevdiğim anı gece olmasına rağmen uyumak zorunda olmak kötü oluyor. Sanırım uykusuz geçen günlerimde sevdim onu bu kadar.)

5 Ara 2011

Ben bir şey istemedim ki hayattan. Biri olsun çok sevsin çok seveyim istedim. Aşk derken yüreği sızlasın, onunla yaşayım benimle yaşasın, onunla öleyim benimle ölsün istedim. Ben birşey istemedim ki sarhoşluğu onunla yaşayım şarhoşluğunu benimle yaşasın istedim. Bana dokunmaktan korksun ama en hep yanımda olsun istedim. Ben sevmek istedim sevilmek istedim. Ben çok birşey istemedim ki hayattan... Bir evim olsun istedim bahçesinde en güzel çiçekleriyle en güzel meyve veren ağaçlarıyla onunla beraber uğraşmak istedim. Bir çocuğumuz olsun istedim adını düşünmedim, düşünemedim.
Nefesim tıkanıyor, ellerim ayaklarım uyuşuyor, neyin sarhoşluğudur bu? Böyle özledim diyen bir adam var sanki kıyamam diyen gülüşüne ömrümü veririm diyen hatırlıyorum hayal meyal. Seviyorum demek istiyorum seni çok seviyorum, neden söyleyemiyorum? Ben sende  mi bıraktım sevmeleri? Sen nerde bıraktın? Ben hala hatırlarım seni gözlerime baktığında kelimelere ihtiyaç duymadığını...

' Anne ' diye başladım o yazıya ' Anne ' diye bitirdim.

 Her yer dönüyor. Yoksun işte. Ben sadece yazmaya çalışıyorum dönerken dünya.. Ben ölüyorum,
ağlamak istedim sadece... Ağlıyorum.... Bilincim yerinde değil..

Hayatı öyle derin çektim ki içime, içim ağrıdı, başım ağrıdı, gözlerim ağrıdı, kocaman bir ağırlık oturdu yüreğime, sadece uyuyakalmışım farklı birşey yapmadım aslında herzaman yaptığımı yaptım gözlerimi kapattım bu sefer daha ağır o kadar...
Ben yazarken ağladım, okurken de sen ağla.. K.T.