21 Eki 2011

Bir çığlık koptu, dünyam yine başıma yıkıldı. Nerdesin?

Bir ağlamak var sebepsiz gibi ama değil birikmişlikten başka hiç birşey değil bu... Ömür geçiyor ve biz sadece hayatın önümüze sunduğu zorlukları aşmaya çalışıyoruz ya hayallerimiz? Hayallerimizi uğurluyoruz ' Bir başka bahara. ' diyerek, bir başka bahar da aynı merasimi tekrar yapıyoruz.Birileri için hayallerinden vazgeçerken gözün kararıyor da bunu o kişiler neden anlamıyor bilmiyorum. Hani sen ne yaparsan yap kâr etmiyor zararı sadece kendine. Gün geliyor unuttum diyorsun herşeyi herkesi sildim bitti, gitti... Gün geliyor bir çığlık kopuyor içinden yapamadın, başaramadın, unutamadın... Hani söz vermiştin kendine neden sözünü tutamadın? İnsanın elinde midir unutmak? O kadar savaştan omuzları düşmüş yüzünde hayal kırıklığı yenilgiyle dönmek her seferinde olmadı demek ama yine silahlarını kuşanıp cepheye uygun adım gitmeye çalışmak umuttan başka birşey değildir. Yapamayacağını bile bile unutamayacağın bile bile...

Rüyalar: Uçarsın düşersin hiç birşey olmaz sana sadece bir sarsıntı hissedersin yatağında. Mutlusundur çoğu zaman, göremediğini getirir o rüyalar. Sarılırsın bazen sımsıkı, elini tutabilirsin özlem olmaz rüyalarda çünkü hep gönlünün sahibi yanındadır. Ağlarsın bazen ıslanmaz yanakların. Rüya olduğunu bildiğin içindir belkide o yataktan hiç kalkmak istememen.

Kabuslar: Oyun oynar bizimle. Hiç sevmediğimiz hiç istemediğimiz en çok korktuğumuz anları yaşatır. Aslına bakarsan onlarda yüreğimizden korkuyla geçirdiğimiz anlardır hiç yaşamak istemediğimiz. Rüyalarımızın tam aksine düşsek o sarsıntıyı hissederiz uyanmak isteriz uyanamayız, ağlarız çok ağlarız yanaklarımızın ıslanması yetmez yastığımız ıslanır uyanamayız. Bir çok korkunç denecek tecrübeyi rüyalarımızda yaşarız ama bunun bize gerçek hayatta faydası olmaz. Bazen diyorum ' Keşke yaşadığımız o kötü anlar kabuslarımızı doldursaydı ve bize yaşadığımız dünyada tecrübe olsaydı da biz engel olabilseydik birşeylere ya da bir çok şeylere.' Olmayacak şeyler istememek gerek ama olsaydı keşke...

Sen ne zaman gideceksin benden bilmiyorum. Gitmeni istiyormuyum onu da bilmiyorum. Böyle bazen inceden gelen o sızı, içime bıraktığın özlem seni düşününce ağlamaklı olan halimi bile sevebiliyorum sanki. Nasıl başardın bunu, ne yaptında bu kadar bendesin? Yüreğimi nasıl kilitledin hiç bir anahtar fayda etmiyor, hangi cilingir gelirse gelsin beklemekten başka yapacak birşeyleri yok. Onda diyorum. Sadece o izin verirse olur. Adını söyleyemiyorum onlara dilim tutuluyor. Korkmuyorum aslında ama olur da vazgeçersen... Senin aşkın bunu yapmaz bana, benim aşkım zaten bırakmaz yakanı. Rüyamsın, rüyanım...

Gülmek diyorlar gülmek sana çok yakışıyor yalan söylüyorlar. Siz beni bir de ağlarken görün...

Suçlusundur hep. Nedenini senden başka herkes bilir sen bilmezsin. Sana hep doğruluktan bahseden insanlar bir gün çıkar köprüyü geçene kadar ayıya dayı diyeceksin muhabbeti yaparlar. İnkar etsende doğru olanın bu olduğunu öne sürerler yapacak birşey yok ben o bahsettiğinizi yapamam sizi bu yolda uğurlar olsun...
Ne kötüdür bir annenin omzuna yaslanarak derdini anlatamamak. O anne sıcaklığını baba huzurunu bulamamak... ve nankörlük sen ne beter birşeysin tarifin yok...

Yalanını seveyim yalan dünya...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder