1 Ara 2010

Yanılmışım! Ufak bir aldanıştı, hayata karşı olan inancım. Hiçte temiz değilmiş hayat....

Direndim! Ağlamamak için gözlerimle savaştım. Savaşım bu sefer gözlerimleydiydi. Aslında yüreğimle! İçimin acısını ne kadar hafifletirsem gözlerimden akan damlalar da bir o kadar hafifleşecekti...

Yoruldum ! Her seferinde kendimi yine bana olan bu itiraftan ıraklaştırmaya çalışsam da yazdıklarımı gözlerim görmesin, dudaklarım o kelimeyi hecelemesin diye, ama oldum lal oldum fayda etmedi. Hoş, itiraf etsem de kovdum beynimden o düşünceyi yoluna devam etmelisin diyerek, devam etmeye azmettim.

İnandım! Seviyorum kelimesinin ne kadar basit olduğunu gördüm, inanmak istemediğim bu sarhoşluğa inanmak için milyonlarca kez kendimi öldürdüm. Ölüm güzeldi ama geçiciydi. Geçti, tekrar hayata döndüm. Gördüm kocaman bir yalandan başka hiç bir şey değildi...

Öğrendim! Anlamlı anlamsız yaşanan yıllardan ölümsüz eserler birkaç saatlik sarhoşluktan da anlamlı hikayecikler çıkabiliyormuş.

Fark ettim! Yanında yada uzağında; seni merak eden, seni özlediğini söyleyen  bir arkadaş bir can varsa en güzel tebessümleri onun yanında harcamaktan korkmadığımı...

Öfkelendim! Sevdiğim canlardan uzaklaştırmaya çalışanları görünce izledim, direndim, sendeledim, düştüm ama yere yakın küçük bir aynadan kendimi seyredecek kadar düşmedim kalktım bir boy aynasından baktım kendime,yerde duran o engelleri temizlemeye çabaladım.

Kırıldım! Senin adın aşk diyenlere. Bir an da olsa düşünülenin ben olduğumu düş'ünüp, önemsenmeyen kişi kostümünü sırtlanıp uzaklaştım...

Biliyorum! Her şeyin yalan, yaşanmaya değer bir çok şeyin yaşanmaya değer olmadığını...


Baktım ! Göremedim...
 

Şaşırmadım! İnsanlar, kelimelerini dökerken dudaklarının arasından, bunların hepsinin büyük bir yalan olduğunu öğrenince...

Öğrendim! Bir kalpte iki aşkın olamayacağını, sordum öğrendim. 'Birisi, hoşlandığı olurmuş ötekisi lay lay lom. Bunu söyleyebilen zaten sevgiyi yaşamamış hiç.' Öyle dediler.

Bekliyorum! Birgün bu çölden bir çıkış yolu bulup o susuzluğun bitmesini. Gün ışığımla beraber... Aslında bu çöl o kadar karanlık ki gün ışığım olmasa karanlıklara hapsolmuş birisi olurdum.


Dinliyorum! A Bu Hayat böyle Ah bu hayat böyle   Nazan ablamızdan :)

3 yorum: