22 Eki 2010

Yeter demek yetmez çoğu zaman, durdurmaya gücün yetiyorsa durdur dünyayı!...

Kırgınlık var biraz. Neye karşı tam adını koyamıyorum. Hayata mı, insanlara mı? Hayat benim lugatımda insanlardı zaten, unutuyorum....
Bugün yataktan çıkamadım, çok hastayım, sürekli baygın bir şekilde yatağımda yattım. Zorla içirilen çorbalar, ilaçlar biraz işe yaradı sanırım, yazma istedi doğdu içimde.
Rüya gördüm o halde. Güzeldi, biraz burukluk kaldı uyanınca işte. Aşk vardı rüyamda, yaşanılması gereken bir aşk; ama korkularda vardı her zamanki gibi. Herkeste mi böyledir, insan bir şeye başlamak için adım atamıyor, hani hep derler ya 'arkana bakma, arkana bakarak yürüyemezsin' ben arkamda bıraktığımı düşündüğüm insanı bırakamıyorum belki de hala yanımda olduğunu düşündüğüm içindir. Yenilere yer veremiyorum hayatımda, yeni bir insanı tanımak hiç keşfedilmemiş bir dünyayı keşfetmek gibi bir şey. Benim bu kadar gücüm olduğunu düşünmüyorum. Bir zamanlar sonsuz bir çabayla bir insanı tanıdığımı düşünmem bir daha bu çabayı gösteremeyeceğimi düşündürüyor. Bu yüzden birilerinin hayatımda yer edinmesi kolay olmayacak.
Aşk'ın sadece acı çekmek yada sadece mutluluktan ibaret bir duygu olduğunu düşünmüyorum. Karşılıksız olan aşklarda hep acı çektiğini düşünmek yanlış yada beraberlik içinde süre giden ilişkilerin mutluluk pazarı olduğunu düşünmek.
Karşılıksız olduğunu düşündüğün bir Aşk ;
Eğer biliyorsan onun sana karşı bir şeyler hissetmediğini ve onu gerçekten sevdiğini düşünüyorsan ve ona aşkını anlatmak için elinden geleni yaptığını düşünüyorsan ' Bırak arkana bakmadan kaç! ' demem. Elbet bir gün unutacaksın tamamen silinmez, çünkü; hayatının bir parçası olmuştur o, işin içinde aşk var, kolay mı hiç bir iz bırakmaması; ama üzülme o bana karşı hiç bir şey hissetmiyor diye, aşk iki kişilik değildir hep bazen bir insanın iki kişiyi yaşatmasıdır. En zor olanını başardığın için kendinle gurur duyman gerekir, acı çekmek yakışmaz sana. Sen çoğu insanın mahrum olduğu o duyguyu yaşıyorsun. Aşk'ı...
Birlikte olan çiftlerde Aşk;
Onun seni, senin onu sevdiğine inanmak istiyorsan(ız), o benim için her şeyi yapar ben onun için her şeyi yaparım nutukları atıyorsan(ız), üçüncü şahıslardan uzak duruyorsan(ız) ( dostluk, arkadaşlık vs. ) Aşk'ı yaşadığını(zı) düşünüyor sadece buna inanmak istiyorsan(ız), yalnız kaldığın(ız)da ne yapacağını(zı) düşünüyor bunun için sadece o sana sen ona sarılıyorsan(ız) bu Aşk değil yalnızlıktan korkmaktır.
Hissetmek! İşte en güzeli bu! Hissedebiliyorsan ne güzel beraber yada ayrı ne fark eder?

Son durağımı, son limanımı, sonumun başlangıcı olacak aşkı düşünüyorum, hayal ediyorum, bekliyorum, Azrailin bana gülümsemesinden önce... Biliyorum, gelecek. İnanarak yaşıyorum. İnancımı kaybetmeden.

Aşk'ın tanımı kişiden kişiye değişir değil mi,
Aşk; mutluluk,
Aşk;acı çekmek,
Aşk; hissedebilmek,
Aşk; imkansızı yaşamak,
Aşk; vurgun yemek,
Aşk; umutsuzluk, biçare kalmak
Aşk; onun gülümsemesi için canını feda etmek
Belki de bazen
Aşk; Sev, sevme SENİ SEVİYORUM diyebilmektir.
Bu parçada olduğu gibi....  Buyurun....

2 yorum:

  1. "Son durağımı, son limanımı, sonumun başlangıcı olacak aşkı düşünüyorum, hayal ediyorum, bekliyorum, Azrailin bana gülümsemesinden önce... Biliyorum, gelecek. İnanarak yaşıyorum. İnancımı kaybetmeden."

    Çok güzel bir yazı.. svakızlı bir sütlaç gibi.. Sakızlı sütlaça tarçın dökülar mü bilmiyorum ama. Bu yazıya tarçınlı bir sakızlı sütlaç kıvamında bir anektodu burda paylaşmak istiyorum;

    "Sevdiğine kur yapmak için şarkı söyleyen bir erkek kurbağa, farkında olmadan avını arayan bir yarasaya akşam yemeği müjdesi vermiş olabilir!" İşte mukadderat budur diyebileceğimiz trajik bir doğal hadise.. En zevkli ve en keyifli anlarda bile farkında olmadan sonumuzu hazırlıyor olabiliriz miyiz?

    Birine aşık olmak da mukadderattır. Belki de bu öyküdeki khramanlar kaderin cilvesini yaşıyorlardı.

    YanıtlaSil
  2. Çok teşekkür ederim. :)

    YanıtlaSil