17 Eyl 2010

Bir Melhem Ver de İyi Etsin Beni..

Ne yazınca rahatlarım, ne yaparsam yada hangi sorunu ensesinden tutup çıkartsam sorunlarımın tek sebebi sensin s.g. lan desem bilmiyorum. Gülen adam maskesi çok yakışıyor bana biliyorum yada yakışmıyor rol yaptığım çok mu belli oluyor desem. Kendime has gülüşüm, kendime has mutluluk göz yaşlarım var benim... Saklıyolar kendilerini utanıyorlarmış belkide zamanı değildir diye çıkmıyorlar ortaya... Evet benim o içten gülüşüm ardından kahkahalarımın daha zamanı var bir güneş gibi çıkıverecekler ortaya. Onlar gelecekler ve ben onları görmeden ölmeyecem a.q. Azrail'e de meydan okuyorum. Bak sigarayı günde iki pakete çıkarttım. Mesela bundan sonra vızır vızır işleyen caddelerde yayalar için beklenen yeşil ışığıda beklemeyeceğim sonra bir binanın en üst katındaki balkonun demirlerine çıkıp oturacağım sonrada sanki herhangi bir yerde oturuyomuşum gibi ellerimi açıp gökyüzündeki yıldızları ve dolunayı seyredeceğim belkide hap kullanırken bir tane değil iki üç tane birden yutacağım yada evdeki en keskin bıçakla birşeyler yaparken tam da kalbimin üzerine yanlışlıkla girmesi için uğraşacağım... Tamam saçma ama umut fakirin ekmeğiymiş işte napak... Aaaa bu arada hala bi umudum varmış... 
Bir insan neden sever yada aşık olur ki... Bu günlerde bu soruyu sormaya başladım kendime.Bir insan neden aşık olunca mutlu olur ?... Aşk, tek manevi mutluluk değildir elbette belkide tek huzur. Öyle değildir değilmi yani başka şeylerde vardır bu hayatta. Olsun n'olur. Ya ama bütün şarkılar aşkla ilgili. Yok mu abi bunun bi çözümü. Aşık olmadanda yaşar insan ama anlamsızca yani ben gibi...Olsun be bir gün belki bende.... Korkuyorum bunu söylemeye ama gerekli sanki sevmek sevilmek... Hem benim arkadaşım var ki onun yanında da mutluyum ben. Hem beni anlayabilen tek kişi o. Lan değişik bir şey var kuzu da moralim bozukken hemen anlıyo hee. Telefonda konuşunca anlarsın sesten falan yada yüzyüze konuşurken suratından anlarsın o benim yazımdan anlıyo şekilli mi yazıyorum ne... Benim yirmi üç senelik ailem hiç bir şeyi anlamıyo. Anlatıyorum anlamıyolar haykırıyorum anlamıyorlar ona fısıldasamda anlıyor işte.. İyiki varsın kuzum, teşekkür ederim..
Ben sustukça kendini bir halt sanan sen, fırsatını buldukça beni yargılayan sen, hesap sormaktan başka hiç bir şey yapamayan, söylediğin laflarla ettiğin bedduaların altında ezilecek sen, yaptıklarını unutup yaptıklarımın hesabını soracak sen, istedikçe isterken yüzü kızarmayan sen,.... yüzsüzlüğün daha ne kadar artar bilmiyorum ama bunları yapmaktan başka hiç bir boka yaramıyosun, bunlardan fazlasını yapamadığın için sevdiceğim değilsin. Ne yazık kaybettin....
Önüme çıkan herkesle herşeyi konuşmak istiyorum herşeyi anlatıyım istiyorum ama hiç kimseden akıl istemiyorum. Olsa bir çıkış yolu çıkacam bu durumun içinden. Zamanı var biliyorum o yüzden gereksiz nasihatlerle harcayacak zamanım yok gibime geliyor.
Çok yorgunum lan. Bir yatsam yatağıma bir hafta kimse bana dokunmasa uyumaktan oram buram ağrısa. Çok ihtiyacım var ama ben hala bu saatte bilgisayarın  başındayım. Bunu neden yapıyorum ki. Belkide kendimi yatağımdan daha huzurda hissediyorumdur burda. Sigaram , müziğim, klavyem ve ben ... Muhteşem dörtlü... Neyse uyuyum ben biraz daha müzik ve bir sigaradan sonra..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder