27 Eyl 2010

Aslında Anlaşılabilirim Belki Biraz Anlaşılır Belki de Hiç!...



Duygularım; Fuhuşa zorlanan, fahişenin bedeni kadar umursamaz. Öfkem; o fahişenin bütün erkekleri en ufak geometrik şekiller halinde zevkle parçalayacağına olan inancı kadar güçlü. Hislerim! Fahişenin bedeninde his aranır mı ki?...

Bir adım atarsın hayatta, başlangıçtır senin için, ilk olacaktır. Ardından atılacak her adım herşeye yaklaştıtır umudu olan adamı. Peki ya o ikinci adım olurmuki ve sonrası?...

Ne kadar dürüst, ne kadar samimi olabilir ki sözcükler, cümleler. Bir  'Seni Seviyorum ' repliği ne kadar inandırıcı olabilirki yaşanan zamanda.Bu iki kelimelik replik mi inandırıcıdır yoksa rolü üstelenen adamın yüreğinden gelerek dudanlarından dökülen ' Seviyorum Seni' haritası mı ?

Şimdi ne söyleseniz boş bu yüze. Seviyorum... Aşığım... Hoşlanıyorum... Sorulan ' Neden ' sorusuna cevap veremeyecek kadar boş çünkü hissettikleriniz. İnanmamı neden beklersiniz anlamam, bir de ' sen ne düşünüyorsun? ' demenizi. Neden mi? Boşsunuz çünkü, sesinizi duyuramayacak kadar kısık tonla fısıldıyorsunuz çünkü, silüyetinizi gösteremeyecek kadar belirsizsiniz çünkü... çünkü ... çünkü.

Küçük bir adam tanıdım ben kalbi kocaman. Çok daha korkusuz, çok daha açık yürekliydi belkide diğerlerinden. Masumdu, ' Sadece gözlerinin içine bakarak dururum bir ömürboyu ' diyebilecek kadar. Erkek sonuçta desemde içten içe inandım o içtenliğine. Farklıydın!... Sen giderken bana yar'in gibi ben sana kardeşim gibi sarıldım ... Gittin...

Duyguların törpülenirken bambaşka bir sen çıkar o yenilenen dünyana. Eskiden inandığın sözcüklere inanmak imkansız gelir, insanlara güvenmek imkansız gelir belki abartır ailene de güvenemezsin, yalanlara sığındığın heran önce bi vijdan azabı sarar vücudunun her bir zerresini sonra onsuz yapamazsın,  dinlediğin müziği göstermezsin, dinlediğin bir arabesk müziği kişisel iletinde yok ya hani duyguya dair birşey hani rahatsındır, duygusuzlaştım, kalbim taşlaşıyor diye korkasın... Bilmezsin ki o kalp hiç birzman taşlaşamaz.

Öyle bir gün geliyor ki ; hiç sevilmeyecek adamın sana yaşattıklarını bir gün sen yaşatıyosun bir başkasına. İşte o zaman hiç sevilmeyecek kadın damgasını da yemiş bulunuyorsun.


Özlem de yok artık bir parça. Ben bir tek Gün Işığıma hasretim...

1 yorum:

  1. "Duygusuzlaşıyorum" demiştin bana. "Gittikçe daha da duygusuz oluyorum..." Ne dediğimi hatırlıyorsun değil mi? Yine söylerim ve bu inanarak söylediğim çok az şeyden biridir...

    En iyisinin amk. Sen sadece sana iyi bak!

    YanıtlaSil